12 Şubat 2006

AŞURE YAPTIM !!....



Bu sefer tarif vermeyeceğim arkadaşlar, çünkü her blogda neredeyse bir aşure tarifi var. Bir de buradan toplu olarak tariflere ulaşabiliyorsunuz.

Aşureyi çok seven birisi olarak 2 sene önce annemin hepsi gözkararı tarifiyle ilk kez yapmayı denemiştim. Sonuç HÜSRAN :(( Benimki daha çok aşure pastası olmuştu!!...

Annemin göz kararı ile benimkiler tutmadı!!!... Dolayısıyla da eşime bile göstermeden doğrudan çöpe gitti!!...

Doğrusu aşureyi bu kadar sevip de yapamamış olmak ağırıma gitmişti ve bu sene tekrar denemeye karar verdim. Bu sefer annemin göz kararı ile yetinmeyip Lezzet Dergisi'ndeki tarifle de birleştirdim.

Yessss!.....

Bu sefer içime sindi. Ama bunu birileriyle paylaşmam gerekiyordu. Kocacım yurtdışında olduğu için ben de Bartu'ya "bak bu sefer ne güzel yaptım, di mi?" diye sordum. Pek bi anlamsız baktı bana!!!...

Ben de hemen annemi arayıp bu sefer becerdiğimi anlattım. Sonra bu kesmedi canım arkadaşım Dilek'i de arayıp başarımdan ona da bahsettim. Canım arkadaşım benim, ne de güzel katıldı benim heyecanıma :))

Her neyse apartman komşularına ve karşı market çalışanlarına dağıtmama rağmen evdeki küçük kaplar tükenince bir kısmını da derin dondurucuya kaldırmam gerekti. Bir daha ki sefere sanırım yarım ölçü yapsam yeterli olacak :)

Yaptığım aşureyle ilgili söylemek istediğim son bir nokta var (annemden öğrendiğim);

ben buğday ve pirinci haşlarken içine ayrı bir kapta kaynattıp süzdüğüm çubuk tarçın ve karanfil suyunu da ekledim. Aşureye çok hoş bir koku kattı. Henüz yapmayanlar varsa tavsiye ederim :)

Hepinize afiyet olsun...

9 yorum:

Nihal dedi ki...

Merhaba Damla. Taze yapilmis asure kokusu geldi burnuma yazini okurken. Fotograflar istah acici. Blogunu, yeni basladigim blogum "Corek Otu"nun linklerine ekledim. Ziyaret etmek istersen: www.corekotu.blogspot.com Sevgiler

DAMLA dedi ki...

Sevgili Nihal,
aşurenin resmini çekerken hala sıcaktı desem kokunun gelme nedenini anlayabilirsin sanırım :))
Bu arada sayfanı da ziyaret ettim, bundan sonra hep uğrayacağım. Seni de beklerim!!...

just my stories dedi ki...

MMMM Asure gel beni ye diyor, boyle nar taneleriyle daha da hos olmus..

ben bu sene asuremi yedim, buna da sukur, seneye de kendim denemeyi dusunuyorum bakalim:)

Sevgiler,
Banu

asliberry dedi ki...

Damla,
Nefis görünüyor, bu sene bizden kimse yapmadı daha, geçenlerde içim çok çekmişti, Güllüoğlu'na girip aşure yemiştim, ertesi gün öğrendim ki aşure zamanı gelmiş, malum olmuş bana. Ömrümde bir kez olsun yapmak istiyorum ancak çok uzun süren ve emek isteyen bir iş olduğu için Yaman'ın biraz daha büyümesini beklemem gerek. Rahat bırakmaz beni. Güllüoğlu üzerine süs olarak kuş üzümü, kayısı ve incir kurusunun yanı sıra, içine gülsuyu enjekte edilmiş kiraz şekerlemesi de koymuş. Çok lezzetliydi.
Sevgiler

DAMLA dedi ki...

Sevgili Banu,
önümüzdeki sene de senden resimler bekliyoruz o zaman...

Sevgili Aslı,
gülsuyu enjekte edilmiş kiraz şekerlemesi....
çok yaratıcı bir fikir :))

Oya Kayacan dedi ki...

Sevgili Damla, aşure acemiliklerini okumak eğlendirdi beni. Tamam tamam, ben de aşka geliyorum yavaş yavaş. Tarçın ve karanfil suyuna fikren alışamadım ama küçük bir tencereye alıp denemek istiyorum mutlaka. Ellerine sağlık.

DAMLA dedi ki...

Sevgili Oya,
küçük bir kapta denemende fayda var tabii. Bakalım beğenecek misin?..

E.Dilek AYDEMİR dedi ki...

Damlacığım, canım arkadaşım;
kışın ilk yarısında seni ve bizi çok ihmal ettiğimi biliyorum :( Ama bundan ne kadar büyük rahatsızlık duyduğumu sende biliyorsun! kışın bu son yarısında arayı kapatmamız lazım!
Bu arada aşure konusunda gerçekten halâ heycanlıyım! Bir türlü yemek nasib olamadı!!!
Sevgili arkadaşım , el attığın her işte olduğu gibi bu blog meselesinde de harikalar yaratıyorsun. Bu rası senin sıcaklığını ve samimiyetini çok güzel yansıtıyor.
Ay! çok duygusal oldu! Bu günlük bun kadar yeter....:)))))
Di

DAMLA dedi ki...

Dilek'cim,
eski günlerimizi özledim walla!!...
Böyle giderse yazın uzun süre İstanbul'dan ayrılmana izin vermiycem ona göre :))