Davet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Davet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

09 Mart 2008

SOFRAMA BAHAR GELDİ VE SÜRPRİZ YUMURTA !...

Geçen hafta kahvaltıya misafirlerim vardı. Havaların son günlerde çok güzel olması nedeniyle masamı bahara uygun düzenlemeye karar verdim. Son Almanya seyahatimde aldığım renkli keçe çiçekler bu iş için çok uygundu. Küçük vazolarda laleler ve tabakların kenarlarındaki kuşlarla bahar tam anlamıyla masama gelmişti.

Baharı masama getirmiştim de o gün havanın aniden soğumasına engel olamadım!...


Masanın oturma düzenini belirlemek için mıknatıslı küçük çerçeveler içine misafirlerimin resimlerini yerleştirip, gün sonunda da onlara hediye ettim. Herkesin çok hoşuna gitti. Siz de rahatlıkla kullanabilirsiniz. Ben çerçevelerimi D&R'dan almıştım ama Paşabahçe'de de rengarenklerini gördüm.

Mönüm, klasik kahvaltıydı. Kahvaltı sonrası kahve yanına ise Cafe Fernando'nun "Çilekli Tart" ını yaptım.

Tek kelimeyle MUH-TE-ŞEM-Dİ!...
Orjinal tarifi burada...

Ben hiç değişiklik yapmadım sadece Dr.Oetkar'ın Tart Jöle'sini kullandım.

Cafe Fernando'dan deneyeceğim bayağı bir tart tarifi var artık!...

Gelelim Sürpriz Yumurta'ya...


Bu yumurtayı Serap İstanbul'a geldiğinde ona yapmıştım. Çok beğendiği için sürekli blogumda yayınlamam gerektiğini söyleyip duruyordu.

Misafirlerime yapınca hemen resmini çektim.

Yapılışı son derece kolay.

Muffin kalıplarının içine milföy hamurunu yerleştiriyor ve içine yumurtayı kırıyorsunuz. İsteğe göre tuz, karabiber, kırmızı biber veya kekik koyabilirsiniz.

Sonra ısıtılmış fırına önce üstünü alüminyum folyayla kapatıp sonra üstünü açıp pişiriyorsunuz.

Misafirleriniz için son derece şık bir ikram oluyor.

Tavsiye ederim.

25 Şubat 2007

BEN GELDİM !...


Son yazımdan bu yana epey bir süre geçti, farkındayım...
Bu dönemde önce 5 senedir bizimle olan yardımcımız memleketine dönmek zorunda kaldı. Tabii benim için de yeni bir dönem başladı. Bir süre kalıp geri gelecekti ama olmadı :( Ben de tekrar yatılı birisi ile çalışmaktansa haftada 2 kere gelecek bir yardımcı ile devam etmeye karar verdim.
Ama tabii bu süreç benim için zorlu oldu!... Evde hafif bir terör estirdim ama neyse yeni düzene hepimiz alıştık gibi...
Ev işleri ile haşır neşir olurken de blogumu ihmal ettim tabii ...
Ama önceleri hiç fırsat bulamazken bir süre sonra bir isteksizlik oldu ve değil bloguma yazı yazmak diğer blogları bile okumaz oldum...

Neyse sanırım artık geçti ve tekrar aranıza döndüm :)

Dönüşümü de Cuma günü arkadaşlarımıza yaptığım menüyle gerçekleştreyim dedim :)

Davet menümü İtalyan mutfağı üzerine kurdum;

Kurutulmuş domatesli dip
Dereotlu dip
Avacadolu keçi peynirli dip
Caprese
Pastırmalı ve kurutulmuş domatesli pizza
Mısır çorbası
Fesleğen pestolu, mantarlı linguine




Kurutulmuş Domatesli Dip:

250 gr. kurutulmuş domates (konserve)
2 adet közlenmiş kırmızı biber (konserve)
4-5 yaprak taze fesleğen
2 diş sarmısak
3-4 yemek kaşığı zeytinyağı



- Kurutulmuş domatesleri yağından çıkarıp biraz süzün ve robota koyun.



- Temizlenmiş fesleğenleri, sarmısakları, kırmızı biberleri ve zeytinyağını da ekleyip robotta püre haline getirin. Eğer kıvam çok katı ise zeytinyağı ekleyebilirsiniz.

- Tadına bakıp gerekiyorsa tuz biber ekleyebilirsiniz..

- Bu dipi derince bir kaseye koyup yanına kızarmış baget ekmek dilimleri, üzerine bir dal fesleğen koyarak servis yapabilirsiniz.

Dereotlu Dip :

3 dal taze soğan

2-3 dal maydanoz
4-5 dal dereotu
1 su bardağı süzme yoğurt
1 su bardağı krema
1/2 su bardağı mayonez

- Yeşillikleri yıkadıktan sonra hepsini ince ince doğrayın.

- Bir kabın içine yoğurt, krema ve mayonezi iyice karıştırın ve yeşillikleri içine atın.

- Hepsini birlikte tekrar karıştırıp buzdolabında birkaç saat bekletip servis yapabilirsiniz.

Avacadolu Keçi Peynirli Dip :

30-35 adet dolmalık fıstık
8 kaşık keçi peyniri
3 tatlı kaşığı kırmızı biber
1 limon suyu
2 tatlı kaşığı zeytinyağı
2 avakado

- Fıstıkları kavurup ince ince doğrayalım.
- Peynir, biber ve diğer malzemeleri iyice karıştırıp derin bir kasenin içinde servis edelim.

Bu 3 dip de şarapla beraber harika gitti ve son lokmasına kadar yendi. Yani misafirlerinize yaparsanız pişman olmazsınız :))

Şimdilik bu kadar...
Menüdeki diğer yemekleri de sonra anlatırım artık...







30 Kasım 2006

ARKADAŞLARLA GÜZEL BİR GECE...

İstanbul'a Ankara'dan geldiğimi biliyorsunuz. 1995 Aralık ayında geldik, yani 11 seneyi bitirmişiz!... Ben o dönem (merhum!) İktisat Bankası'nda çalışıyordum. Ankara Şubesi'nden Genel Müdürlüğe gelmiştim. Tamam asker kızıyım diye taşınmaya alışıktım ama İstanbul'da çok az tanıdığımızın olması başlarda bizi zorladı. Bir de tam o dönemde hamile kalıp aşırı duygusal bir ruh haline girince İstanbul'u bir türlü sevememiştim.
Ankara'da yaşarken haftasonlarında İstanbul'a gezmeye gelmek güzeldi de yaşamak pek bi hoşuma gitmemişti.
Neyse 1996 Eylül'ünde Bartu'yu doğurdum ve 1997 Ocak ayında işime geri döndüm.
İşte herşey de o zaman başladı!...
Doğum iznine ayrıldığım dönemde beraber çalıştığım ekipten sadece 1 kişi vardı bölümde... Tanımadığım 3 kişi (1 bayan, 2 erkek) gelmişti ben yokken. İlk günler beyli hanımlı hitaplarla konuşurken bir baktık ki inanılmaz bir ekip olmuşuz biz. Hem deli gibi çalışıyor hem de accaip eğleniyorduk. Sonra eşler/nişanlılarla tanışıldı. Ev ziyaretleri başladı. Bartu'ya arkadaşlar geldi. Nişanlılar evlendi. Gruba yeniler eklendi, sonra ayrıldı!...
Ama biz 5 arkadaş ve eşlerimiz ve de çocuklarımız hala aynı sıcaklıkla görüşüyoruz :)
İşte bu yemek bizim 10 yıllık dostlarımıza ve de bu dostlarımız içinden bir arkadaşımızın yeni terfisi için verildi.

Menü şöyleydi;

İrmikli tavuk
İran pilavı


Ispanaklı yıldız börek / Mekanımız Mutfak
Zeytinyağlı sarma
Kereviz salatası
Pastırmalı humus
Paul tarzı meyveli tart /
Pastacı


Vişneli (ama ben kayısılı yaptım) yoğurtlu pasta / Mutfak Güncesi


Gördüğünüz gibi menümde bloglardan epey bir faydalandım. Dolayısıyla bu tarifleri anlatmayacağım, sevgili blog arkadaşlarım öyle detaylı ve güzel anlatmışki sayfalarından bilgileri alabilirsiniz.

Ben sizlere sadece İrmikli Tavuk tarifini verebileceğim...
Aslında İran Pilavı'mda çok ilginç ama o tarifi
SERAP'dan öğrenmiştim, blogunda kendisi yazacak...
İrmikli Tavuk yemeğini ilk kez, yeni blog açan arkadaşım
ÇİĞDEM'de yemiştim ve çok hoşuma gitmişti.

Malzemeler:

6-8 parça tavuk kalça (bütün olarak da kullanabilirsiniz, ben yemesi kolay olsun diye kuşbaşı doğradım)

1 soğan

5 diş sarmısak

1 tatlı kaşığı zencefil

1 tatlı kaşığı pul biber

1 çay kaşığı safran

1 yemek kaşığı kimyon

1 yemek kaşığı kekik

1 limon kabuğu rendesi

275 gr. irmik

300 ml. tavuk suyu

tuz ve karabiber

sıv yağ

Yapılışı:

1- Soğanı ince kıyıp, sarmısağı döv ve sıvıyağda kekik hariç diğer baharatlarla kavur.

2- Tavukları ilave edip, 2-3 dk. tavuklar sosa iyice bulanacak şekilde pişir. Sonra hepsini fırın kabına boşaltıp üzerine 1 çay bardağı kaynar su, limon kabuğu rendesi, tuz ve karabiber ekleyip 180 derece ısıtılmış fırında 50 dk. pişir.

3- Üzerine kekik ilave edip 10dk sonra fırından al. Bu aşamada orjinal tarifte 225 gr.siyah zeytin de ekleniyor ama ben eklemedim.

4- Servis yapmadan 30 dk. önce irmiği düz bir tabağa yay, üzerine 1 yemek kaşığı yağ ve kaynar tavuk suyunu ekle. Tuz ekip karıştır, 15 dk. dinlendir.

5- Dinlenmiş irmiği karıştırıp, fırında 5 dk ısıt.

6-Üzerine tavukları koyup, 5 dk daha fırında tuttuktan sonra servise hazırdır.

İrmikle beraber nefis baharatlarla pişmiş bu tavuk gerçekten çok lezzetli arkadaşlar !...

18 Ekim 2006

İFTAR SOFRASI


Neler mi yaptım ?...

Arpacık soğanlı tavuk kebap
İmambayıldı
Patatesli mısır çorbası
Yıldız böreği
Kayısı hoşafı
Biberli bulgur pilavı
Kemalpaşa tatlısı

Aslında menüyü oluştururken bloglardan epey bir yararlandım. Bazılarında ufak değişiklikler yaptım (elimdeki malzemeye göre ayarlayabilmek için !!..) ama hepsi çok lezzetli oldu.

Walla misafirlerim de benimle aynı fikirdeydi :)

Mesela yukarda gördüğünüz Yıldız Böreği, " Mekanımız Mutfak" dan aldığım bir tarif. Yapımı çok ilginç, Sevgili Şule de yapım resimleri ile çok güzel anlatmış . Denemenizi tavsiye ederim.


Biberli Bulgur Pilavı ise benim favori yemeğimdir (eeeee ne de olsa bi tarafımız Malatya'lı !!..). Hatta biz bi de etlisini yaparız bu pilavın, yanına da sadece cacık....

Menüdeki Arpacık Soğanlı Tavuk Kebap'ın çıkış noktası Portakal Ağacı'ndan Sevgili Hatice'nin bu tarifinden oldu. İçine de biraz eklemeler yaptım ama ne yazık ki tam iftar zamanı sofraya getirebildiğim için misafirlerime "...bi dakka yemeyin resmini çekicem.." diyemedim !!... Dolayısıyla da resmi yok :( Ama tekrar yapıp sizlerle paylaşacağım...

25 Aralık 2005

BİR PARTİ DAHA!!.....


Bu Cumartesi akşamı da ikinci pre-yılbaşı partimizi verdik.
Bu sefer herşeyi zamanında yaptığım için resimlerini çekmeye de fırsatım oldu :))
Menüm şöyleydi;
* Mantarlı soğanlı kiş
*Tavuklu-kaşarlı krep
*Zeytinyağlı yaprak sarma
* Meksika fasulyesi salatası
*Mittel köfte
*Şarküteri tabağı
*Tiramusu
* Zencefilli çikolatalı kek
Tatlıları bir gün önceden yapınca , Cumartesi günü diğerlerini yapmama rahat rahat yetti... Aslında planda daha önce yazdığım Noel Baba Krakerlerini yapmak da vardı ama, masamda bunları koyacak yer olmadığı için vazgeçtim:.
Bu arada yukarıdaki menüyü oluştururken elbetteki sevgili blog arkadaşlarımın tarifleri arasında dolaştım.
Zinnur'cum tarifin muhteşem, bütün misafirlerim bayıldı, ellerine sağlık. Melda'cım, çok ufak bir değişiklikle (içine 2 tane haşlanmış ve püre haline getirilmiş patates ekledim) kereviz salatanı yaptım ve aynen seninki gibi sundum, nefisti!!!.....
MANTARLI SOĞANLI KİŞ
Tabanı için:
300 gr. un
150 gr margarin
1 yumurta
tuz
Üzeri için:
250 gr. mantar
1 büyük soğan
2 çorba kaşığı z.yağı
tuz, karabiber
1/2 su bardağı rende kaşar
2 yumurta
1paket krema
4 çorba kaşığı süt
Yapılışı:
Unu tuzla birlikte karıştırma kabına koyup, küp küp kesilmiş margarinle yumurtayı ekleyip hızlı bir şekilde yoğurulur. Stretch folyoya sarıp 1/2 saat buzdolabında bekletilir.
Bu arada zeytinyağı bir tavaya konur ve önce soğanlar kavrulur (ben soğanları salataya doğrar gibi doğruyorum), sonra dilimlenmiş mantar eklenerek pişirilir.
Buzdolabından alınan hamur yağlanmış tart kabına eşit kalınlıkta yayılır. Kenarlarından biraz taşması iyi olur. Sonra tüm yüzey ve kenarlar çatalla delinerek, 180 derece sıcaklıkta 15 dk pişirilir. Renginin değişmemesi önemli!!...
Diğer tarafta rende kaşar, krema, süt ve 2 yumurta iyice karıştırılır.
Fırından çıkan hamurun üstüne önce mantarlı harç, sonra da kremalı harç dökülür.
Üzeri kızarana kadar 180 derecede pişirilir.
Hepinize afiyet olsun!!...