
Bu geziyi aslında geçen yaz yapacaktık ama kısmet bu yazmış. Diğer gezilerimizde de yaptığımız gibi herhangi bir turla gitmedik. Tüm organizasyonu eşim yaptı.
Yaklaşık 10 saatlik bir yolculuktan sonra Pekin'e indik. Oranın saatiyle 16.00 gibi otelimizdeydik. Otel çok merkezi bir yerde olduğu için ilk önce yürüyerek etrafı gezdik.

Gerek otele kadar arabayla gelirken gördüklerim gerekse akşamki gezintimizde edindiğim ilk izlenimler biraz hayalkırıklığı oldu!... Her ne kadar eşim defalarca Çin'in gayet modern bir ülke olduğunu ortalıkta üçgen şapkalı Çinli dolaşmadığını söylemiş bile olsa ben yine de bu kadar gelişmiş bir şehirle karşılaşmayı beklemiyordum doğrusu. Kafamda hala bize öğretilen ya da filmlerde gördüğümüz dar sokakları, tipik üçgen çatıları olan ufak binalar görmeyi planlarken gökdelenlerin arasında kalınca bir şaşkınlık ve hayalkırıklığı yaşadım tabii. Pekin 2008 Olimpiyatlarına hazırlandığı için her tarafı inşaat dolu bir şehir ama binalar, sokaklar, caddeler inanılmaz modern. Etraftaki kısa boylu, çekik gözlüleri görmezseniz gelişmiş bir Avrupa şehrinde hatta Amerika'da sanabilirsiniz kendinizi.
Ertesi gün sabah erkenden "Çin Seddi" ne gittik. Arabayla 40-45 dk'lık bir yolculuk yapıp teleferikle en yüksek noktasına ulaştık. Teleferikten indikten sonra bayağı dik yokuştan çıkıp dokunmanın şans getirdiğini söyledikleri duvara da dokunduk.
Yukardaki resimde ne kadar dik bir yokuştan çıktığımızı görebilirsiniz. Ben ve Bartu dik duruyoruz aslında!...
O günün akşamında da Pekin'e gitmişken "Pekin Ördeği" yemeden olmaz deyip oranın en meşhur lokantasına gittik. Bizi eşimin temsilcisi olduğu firmanın yetkilileri götürdüğü için onlar önceden rezervasyon yapmışlar aksi halde 2-3 gün öncesinden rezervasyon yapılması gerekiyormuş. Harika lezzette ördek yiyip oradan da meşhur bir "Ayak Masajı Salonu" na gidip bütün günkü yorgunluğumuzu orada bıraktık.

Sonraki güne "Yasak Şehir" i gezerek başladık. Önce inanılmaz büyüklükteki "Tiananmen Meydanı" na geldik. Burası dünyanın en büyük meydanıymış (tam 40 hektar!!...). Yasak Şehri gezerken hem Çin Hanedanının ihtişamını hem de işgalci İngilizlerin Hanedan hazinelerini nasıl tarumar ettiğini gördük.

Tüm Çin seyatimiz boyunca en çok dikkatimi şunlar çekti;
1- Amerika'dakinden herhalde daha fazla "Starbucks". Hemen hemen her köşebaşında vardı.
2- Mc Donalds, Pizza Hut ve KFC'nin en büyük lokantalarına sahipler. Aynı Starbucks gibi bu 3 marka da her yere yayılmış.
3- Özellikle Pekin'de kimsesiz Çinli çocukları evlat edinen Avrupalı ve Amerikalı aileler dolu. Gözlerime inanamadım!... Sanki "evlat edinme turları" düzenleniyor. Her yerde kucaklarında Çinli bebekler olan yabancı turistler var. Devlet de bu evlat edinme olayını destekliyormuş!!...
4- Bu çok ilginç!... Çinli bebeklere giydirdikleri tulum ya da pantalonları ağ kısımları dikili değil biliyor musunuz! Yani bez pek kullanmıyor saldım çayıra yapıyorlar...
5- Tuvalet konusuna hiç girmeyeyim. Şu kadarını söyleyeyim, şehirlerarası yollarımızdaki benzinci tuvaletlerini öpüp başımıza koyalım!...

Şimdilik bu kadar... Bir sonraki yazımda da XİAN ve ŞANGAY'ı anlatırım...