13 Kasım 2007

ÇİN SEYAHATİM - I

Bu geziyi aslında geçen yaz yapacaktık ama kısmet bu yazmış. Diğer gezilerimizde de yaptığımız gibi herhangi bir turla gitmedik. Tüm organizasyonu eşim yaptı.
Yaklaşık 10 saatlik bir yolculuktan sonra Pekin'e indik. Oranın saatiyle 16.00 gibi otelimizdeydik. Otel çok merkezi bir yerde olduğu için ilk önce yürüyerek etrafı gezdik.
Gerek otele kadar arabayla gelirken gördüklerim gerekse akşamki gezintimizde edindiğim ilk izlenimler biraz hayalkırıklığı oldu!... Her ne kadar eşim defalarca Çin'in gayet modern bir ülke olduğunu ortalıkta üçgen şapkalı Çinli dolaşmadığını söylemiş bile olsa ben yine de bu kadar gelişmiş bir şehirle karşılaşmayı beklemiyordum doğrusu. Kafamda hala bize öğretilen ya da filmlerde gördüğümüz dar sokakları, tipik üçgen çatıları olan ufak binalar görmeyi planlarken gökdelenlerin arasında kalınca bir şaşkınlık ve hayalkırıklığı yaşadım tabii. Pekin 2008 Olimpiyatlarına hazırlandığı için her tarafı inşaat dolu bir şehir ama binalar, sokaklar, caddeler inanılmaz modern. Etraftaki kısa boylu, çekik gözlüleri görmezseniz gelişmiş bir Avrupa şehrinde hatta Amerika'da sanabilirsiniz kendinizi.
Ertesi gün sabah erkenden "Çin Seddi" ne gittik. Arabayla 40-45 dk'lık bir yolculuk yapıp teleferikle en yüksek noktasına ulaştık. Teleferikten indikten sonra bayağı dik yokuştan çıkıp dokunmanın şans getirdiğini söyledikleri duvara da dokunduk.

Yukardaki resimde ne kadar dik bir yokuştan çıktığımızı görebilirsiniz. Ben ve Bartu dik duruyoruz aslında!...

O günün akşamında da Pekin'e gitmişken "Pekin Ördeği" yemeden olmaz deyip oranın en meşhur lokantasına gittik. Bizi eşimin temsilcisi olduğu firmanın yetkilileri götürdüğü için onlar önceden rezervasyon yapmışlar aksi halde 2-3 gün öncesinden rezervasyon yapılması gerekiyormuş. Harika lezzette ördek yiyip oradan da meşhur bir "Ayak Masajı Salonu" na gidip bütün günkü yorgunluğumuzu orada bıraktık.











Sonraki güne "Yasak Şehir" i gezerek başladık. Önce inanılmaz büyüklükteki "Tiananmen Meydanı" na geldik. Burası dünyanın en büyük meydanıymış (tam 40 hektar!!...). Yasak Şehri gezerken hem Çin Hanedanının ihtişamını hem de işgalci İngilizlerin Hanedan hazinelerini nasıl tarumar ettiğini gördük.


Tüm Çin seyatimiz boyunca en çok dikkatimi şunlar çekti;


1- Amerika'dakinden herhalde daha fazla "Starbucks". Hemen hemen her köşebaşında vardı.

2- Mc Donalds, Pizza Hut ve KFC'nin en büyük lokantalarına sahipler. Aynı Starbucks gibi bu 3 marka da her yere yayılmış.

3- Özellikle Pekin'de kimsesiz Çinli çocukları evlat edinen Avrupalı ve Amerikalı aileler dolu. Gözlerime inanamadım!... Sanki "evlat edinme turları" düzenleniyor. Her yerde kucaklarında Çinli bebekler olan yabancı turistler var. Devlet de bu evlat edinme olayını destekliyormuş!!...

4- Bu çok ilginç!... Çinli bebeklere giydirdikleri tulum ya da pantalonları ağ kısımları dikili değil biliyor musunuz! Yani bez pek kullanmıyor saldım çayıra yapıyorlar...

5- Tuvalet konusuna hiç girmeyeyim. Şu kadarını söyleyeyim, şehirlerarası yollarımızdaki benzinci tuvaletlerini öpüp başımıza koyalım!...



Şimdilik bu kadar... Bir sonraki yazımda da XİAN ve ŞANGAY'ı anlatırım...

25 yorum:

SERAP dedi ki...

NIHAUV....ahhh,ahhh darisi basima,bir de ben görsem o gizemli ülkeyi!Verdigin bilgiler resim esliginde neredeyse rehber kivaminda.Ileride bana yardimci olur saniyorum.Tesekkürler.

Biyo dedi ki...

*Çinli bebeler işiyo ortalık yere ha!Tam benlikmiş:)

*Ancelina joli gibi bi çinli bebe alıp geleydin ya sende,hava atardın

*O seddi çıktıktan sonra bacaklarınız ne haldeydi?

*Ördek hayatımda yemedim ama yersemde pekin ördeği olabilir.Senin gibi bi lezzetçi beğendiyse

*Bide biz Türklere laf eder allan pis çekik gözlü cüceleri.Wcler leş ha!Iyyyy

*Hem hanımmm hanım!Bu nassı 39 yaş kadını fotoğrafları!Balayına çıkmış taze gelin gibisin ayol.Tek fazlalık:Peşinize takılmış olan 12 yaşındaki erkek kardeşin gibi:) ;P


*O dokunduğun duvar sana ömrün boyunca şans,uğur,başarı,mutluluk getirsin Damlam

(Önce gönderdim yorumu ama bişii hata verdi,bu gider işallah,hadi bismillah,basıyom bak)

Adsız dedi ki...

Merhaba Damla Hanım,Çin gezinizin
güzel geçmesi ne güzel.Orada ABD
şirketlerinin faaliyette olduğunu
bende duymuştum.Bir ara elime Çin
Halk Cumhuriyetinin Anayasa özeti
geçmişti.Bu Anayasanın,Türkiye'nin
1921 Anayasasındaki şuralar sisteminde benzer bir şekilde egemenliği Milli Halk Meclisinin
yanı sıra her düzeyde seçilen yerel
meclislere verildiğini tespit etmiştim.

Çin Anayasasının 18.maddesi,yabancı
şirketlerin yatırımına izin verir.
Ancak tahkim söz konusu değildir.
Bu şirketler Çin Halk Cumhuriyeti-
nin yasalarına tabidir.Devletin
sosyalist mülkiyeti koruduğu ve bu
mülkiyetin ''ne amaçla olursa olsun
sahiplenmesini''öngörmektedir.

Benim anladığım,yabancı sermaye,
ulus-milli çıkarlar açısından çok
sıkı denetlenmektedir.

Bu açıdan sizin gördüğünüz ABD
mağazalarına ben fazla şaşırmadım.
Diğer anılarınızıda,yorumlarınızla
bekliyorum.
Sevgiler,Nur Aksoy

Adsız dedi ki...

Sevgili Damla,birazda kıskanarak
Çin seyahatinizi inceledim:)
Aylar önce elime geçen bir makalede
onların devletçi ve sıkı denetimci
bir ekonomi uyguladıkları aklımda
kalmiş.Yanlış hatırlamıyorsam ,

Anayasalarının 15.Maddesinde devletin Sosyalist Pazar ekonomisini uyguladığını,bireysel ve özel yatırımların serbest olduğu,ancak onlara rehberlik ettiği ve milli ekonomi çıkarlarının herşeyden önce geldiği
yazıyordu.

Sevgi ve sağlıkla kal,Ayşegül Pırlanta

DAMLA dedi ki...

Serap'cım,
inşallah en kısa sürede gidersin :)

DAMLA dedi ki...

Biyom...
bakıyorum da hızını alamamış döktürmüşşün:)
Öncelikle iltifata teşekkürler, akşam akşam iyi geldi walla:)
Tuvalet pisliği konusunda bizleri 8'e katlarlar...
Pekin Ördeği gerçekten çok leziz birşey. Layığıyla yapan bir yer bulursan mutlaka dene derim...
O duvara dokunacaz diye bacaklardan oluyorduk neredeyse, inşallah şans getirir yani !...

DAMLA dedi ki...

Sevgili Nur ve Ayşegül,
walla sizler kadar Çin Anayasasına hakim değilim ama şu kadarını biliyorum ki Çin'deki tüm firmalar bir şekilde Çin Devletine ait. Yani Çin Devleti isterse hepsine el koyabilir (miş!...). Ama tabii bu yatırımlara pek de engel değil...

Adsız dedi ki...

Benimde öncelikle gitmek istediğim
yerlerin başında geliyor Çin...
Avrasya projesinin,ilerki döneminde
çok önemli bir işlevini oluşturacak
diyorlar,neyse siyasetten pek anlamam...Ancak bana çok gizemli
geliyor.Herhalde büyük bir imparatorluğun kültür yansımalarını
her yerde görmek mümkün?
Sevgi ve Dostlukla,Neşe Kutlutan

Adsız dedi ki...

Ne güzel,ne güzel Çin seyahatiniz..
Bu arada eşinizin ithalatcı olduğunu anladım.Bağışlayın,meraklı
değilim ama;havayolu mu,deniz yolu
ile ithalat yapıyorlar?Herhalde
tekstil..Sevgiler,Nihan Balıkçı

tata dedi ki...

Damla'cigim, sen yaz, resimleri koy, cok iyi oluyor. Benim hic gitmeye niyetim yok nasilsa...sayende geziyoruz.
Sevgiler

Adsız dedi ki...

Damla Ablacığım,
Çin seyahatinizin kare ve yazılarınız şahane,Sevgi Ve Saygılar,Melis

Adsız dedi ki...

Maaşallah,ne kadar hoş,albenili
bir hanımsınız.Akıcı yazı şeklinizde,çok pratik zekalı olduğunuzun göstergesi.
Sevgiler,Nuray Öztürk

DAMLA dedi ki...

Sevgili Neşe,
hem eskiyi hem de yepyeniyi her yerde görmek mümkün... Ülke inanılmaz gelişmiş.

DAMLA dedi ki...

Sevgili Nihan ,
eşim ithalat değil ihracat yapıyor... Deniz yolu ile.

DAMLA dedi ki...

Sevgili Melis ve Nuray,
çok teşekkür ederim :)

DAMLA dedi ki...

Tatacım,
O zaman beni takip etmeye devam et :))

Adsız dedi ki...

Sizi hep takip ediyoruz ve sempatik
güzel yazılarınızı,yemeklerinizi
seviyoruz.Hayal

REALITY dedi ki...

İkinci bölümü heyecanla bekliyorum.
Sevgi.

DAMLA dedi ki...

Güzel düşüncelerin için teşekkürler sevgili Hayal :)

DAMLA dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
DAMLA dedi ki...

Hoşgeldin Sunny,
En kısa sürede II. bölümü yazacağım...

Adsız dedi ki...

Sevgili Damla,

Ben de sitenizi kuzeniniz Serap Hn.
vasıtasıyla buldum.Galiba bir ara
uzunca bir ara vermişsiniz.Tekrar
yazmak güzel olsa gerek...Bazıları
için yazmak,nefes alıp vermekten
daha önemli ve sağlıklıdır.

Çin anılarınızı paylaştığınız için
size çok teşekkür ediyorum.Dediği-
niz gibi hızla gelişen bir ülke.

Ailece Sağlıklı,güzel bir haftasonu
diliyorum.

Savgiyle kalın,
Gülsen Yalçın

Adsız dedi ki...

Damla Hanım,bloğunuzu tekrar açmanıza çok memnun oldum.Ben,eski
sessiz izleyicileriniz dendim.
Cesur yazılarınızı ve güzel tarif-
lerinizi, bundan sonra da takip
edeceğim için mutluyum.

Bence seyahat,insan oğlunun çok sık
yapması gerekli bir olay;bir nevi
sigortası olarak düşünüyorum.

Bu arada iyi hafta sonu dilerim.

Sevgiler,Melahat Çınar

DAMLA dedi ki...

Sevgili Gülsen,
büyük bir hevesle başlayıp Serap'ı da zorla blog açmaya ikna ettikten sonra ne yazık ki uzun bir süre işlerim nedeniyle bloguma ara vermiştim. Ama Serap'ın da baskılarıyla tekrar geri döndüm.
Seni de her zaman beklerim:)

DAMLA dedi ki...

Merhaba Melahat,
Allahtan gezmeyi benim kadar seven bir kocam ve oğlum var.
Bence "çok gezen bilir!..." :)
Sevgiyle kal... Hep beklerim...